İncir Kuşları... | SesliKadro sesli ve kameralı sohbetin öncüsü Sesli Chat, Sesli Sohbet, Eglenceli Site

Cuma , 26 Nisan 2019

ev » Hayata Dair » İncir Kuşları…

İncir Kuşları…

Sinan AKYÜZ’ün okuduğum ilk kitabı ve uzun süre etkisinde kaldığım nadir kitaplardan biridir.Sinan AKYÜZ’ün kendi okur kitlesine zaten diyecek söz yok,çünkü geniş bir okur kitlesine sahip değerli bir yazardır.Kitabı okurken tüyleriniz diken diken oluyor Suada’nın yaşadıklarını hiçbir bayan asla yaşamak istemezdi. Sinan AKYÜZ kitabındaki anlattığı olaylar tamamen gerçeğe dayalıdır. Savaşın, sevmenin, bir insanın hayatından neleri değiştirebileceğini öğreniyorsunuz.Anlatılanlar gerçek bir soykırımdır Bosna savaşının gerçek ve acı olan iç dünyasını çok güzel bir kalemle ele almış.

 

 

 

Suada Yugoslaya’da üç çocuklu Boşnak olan bir ailenin en küçük kızıdır. Suada güzeller güzelidir kalbinin temizliği yüzüne yansımıştır.Güzelliği o kadar etkileyici ki karşı cinsten herkesin başını döndürecek kör kütük aşık bırakacak kadar güzeldir. Suada eğitim hayatında çok başarılıdır.Eğitim hayatını Saraybosna’da konservatuvarı kazanarak piyano bölümünde devam ettirir.Hocası olan profesör Duşanka hiçbir öğrencisini beğenmeyen ama bildiği ve edindiği tecrübe ettiği her durumu öğrencileriyle paylaşan çok başarılı kariyerli bir hocadır.Suada profesör Duşanka’nın daha ilk dersinde kapıdan içeri giren Tarık’a ilk görüşte aşık olur ve Tarık’da Suada’yı görür görmez o büyüleyici güzelliğinin karşısında duygularına karşı koyamaz.Ama okulda Vukadin adında sırplı olan bir gençte Suada’ya deliler gibi aşıktır.Müslüman olan Tarık ve Hristiyan olan Vukadin ikiside duygularını Suada’ya açarlar ve içlerinden sadece biri aşkına karşılık alır.O kişi Tarık olur ve Suada’nın hocası olan profesör Duşanka’nın oğlu dur.Vukadin yaşadığı red edilme duygusuna yenik düşerek eğitim hayatını yarıda bırakır ve orduya girer. Suada ve Tarık birbirlerini çok severler ve nişanlanırlar. Her şey çok güzel giderken sırplı gençlerin çıkardıkları olaylar karşısında Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında savaş korkusu başlamıştır.  Suada 1992 yılının nisan ayında Ramazan bayramında ailesinin yanına ziyarete gider.Ailesinin yanına gider gitmez savaş başlamıştır ve Saraybosna’da ailesiyle birlikte köyünde saklanır.Ama sırpların köylerini basmaları çok uzun zaman almaz. Suada’nın annesi ve bir kız kardeşini sırplar hemen oracıkta öldürür. Suada, babası ve diğer kız kardeşi sırplar tarafından esir alınır.Esir kampına gittiklerinde Suada’yı çok ilginç bir tesadüf bekler kısa bir zaman önce reddettiği Vukadin karşısındadır.Esir düştüğü kampın komutanıdır Vukadin’in babası.Vukadin Suada’yı görür görmez reddedildiği anlar aklına gerelerek Suada’ya duyduğu o gün  ki aşkın yerini artık inkitam,hırs almıştır.Vukadin Suada’ya tecavüz eder. Suada Vukadin’in kapatması gibi hayatına devam eder ama Vukadin’in her dokunmasında Allah’a canını alması için yalvarır. Tabii bu arada  Suada’nın kız kardeşi de sırplı askerler tarafında defalarca vicdansızca tecavüz edilir ve sırpların tek isteği hamile bırakmaktır.Ablası artık yaşadığı tecavüzlerden ve aşağılanmalarına katlanamaz ve kendini öldürtür. Vukadin bir çatışma sırasında ölür ama Suada hamile kalmıştır.Esir kampında esirlerin takas edildiği yere  getirilir acaba daha ne eziyetler çekicem diye düşünürken Suada karşısında boşnak askerlerini görür ve esirlikten kurtulur. Suada Yaşadığı olaylar karşısında psikolojik olarak travma geçirir ve bir hastanede tedavi görür. Tedavi gördüğü hastanenin yardım gecesinde hemşirelerin ısrarını kırmayarak yardım gecesinde piyano çalar.Yalnız Suada’yı dinleyenler arasında Tarık’n annesi profesör Duşanka’da vardır. Suada Duşanka’yı görür görmez hemen Tarık’ı sorar.Duşanka’da Tarık’ın kendisini görmek istediğini söyler.Suada Tarık ile karşılaşır ve görür ki Tarık savaş sırasında iki ayağını da kaybetmiştir.Tarık’ın Suada’ya tek bir sorusu olur “Beni böyle kabul edecek misin?” ve iki aşık yıllar sonra yaşanan o kadar olaylara rağmen bir daha ayrılmamak üzere kavuşurlar.

 

 

 

 

Kitapta anlatılanlar savaşın tamamen gerçek iç dünyası Suada ve ailesinin hatta onlar gibi savaşta bu kadar acımasızca yaralar alanların tek suçu Müslüman olmaktır.Kan,nefret,aşk,acımasızlık ve tecavüz kokan bir kitap.Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap.Yakın tarih olduğundan dolayı savaşla ilgili pek bilgi edinemiyorsunuz.Dünyanın seyirci kaldığı Avrupa’da yaşanan bir soykırımdır.Sinan AKYÜZ’ü bu kadar içten samimi şekilde savaşın gerçek iğrençliklerini kitap olarak bize sunup aydınlattığı için çok teşekkür ederiz.

 

 

 

 

 

İncir Kuşları… Reviewed by on . Sinan AKYÜZ'ün okuduğum ilk kitabı ve uzun süre etkisinde kaldığım nadir kitaplardan biridir.Sinan AKYÜZ'ün kendi okur kitlesine zaten diyecek söz yok,çünkü gen Sinan AKYÜZ'ün okuduğum ilk kitabı ve uzun süre etkisinde kaldığım nadir kitaplardan biridir.Sinan AKYÜZ'ün kendi okur kitlesine zaten diyecek söz yok,çünkü gen Rating:
scroll to top